Erzurum’un Önemli Camileri

Erzurum Hakkında Bilgi

Doğu Anadolu’nun en büyük şehri ve bölgenin ekonomik, ulaşım ve kültür açısından önemli bir merkezi olan Erzurum, zengin tarihi geçmişiyle öne çıkıyor. Romalılar, Urartular, İlhanlılar, Sasaniler, Araplar ve Selçuklular gibi farklı kavim ve milletler tarafından yönetilen Erzurum’da, Osmanlılar, kent ve çevresini fethettikleri 1514’ten 1923 yılına, Türkiye Cumhuriyeti kurulana dek, bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir. Böylesine önemli ve hassas bir bölgede bulunan Erzurum, coğrafi konumu ve konumunun avantajları nedeniyle tarihsel olarak çeşitli devletler tarafından yönetilmiş ve idari açıdan dikkat çekici bir bölgenin merkezi olmuştur.

Öte yandan Kent’in sahip olduğu bu coğrafi avantaj, aynı zamanda özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda yaşadığı savaş ve işgaller nedeniyle Cumhuriyet dönemine harap bir kent olarak girmesine ve geçmiş dönemlerdeki öneminin büyük ölçüde azalmasına yol açmıştır. Kentsel nüfusun sosyo-ekonomik gelişmeyle birlikte sürekli değişmesi ve hareket etmesi bu gerçeğe bağlıdır. Yetersiz sosyal faaliyetlerin ve ilgili alanların, eğitim sorunlarının ve yetersiz kentsel altyapının olumsuz iklim koşullarıyla birleşmesinin de buna etkisinin olduğu söylenebilir.

Oysa Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden biri olan Erzurum, üzerinde bulunduğu platosu, çevrili olduğu sıradağlar ve yaylaları ile ülkenin en yüksek ili konumunda bulunmaktadır. Erzurum; Doğu Anadolu Bölgesi’nde, kuzeyinde Artvin-Rize, batısında Bayburt-Erzincan, güneyinde Bingöl-Muş ve doğusunda Ağrı-Kars yer almaktadır. Akarsu kaynakları yönünden zengin olan kent, Fırat Nehrinin başlangıcı olan Karasu’nun yukarı havzasında kendi adı ile adlandırılan ovanın güneydoğusundaki Palandöken dizisinin Eğerli Dağı eteğinde büyükçe bir alana yayılmaktadır. Tarihi İpekyolu’nun önemli bir merkezi olan Erzurum, bugün Türkiye’deki mera alanlarının yüzde 12’sine ve su potansiyelinin yüzde 10’una tek başına sahiptir. Ayrıca küresel ve bölgesel düzeyde enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) doğalgaz boru hattının ve büyük İpekyolu’nun yeniden canlandırılmasını olanaklı kılacak Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu hattının güzergâhları, Erzurum’dan geçmektedir. Halen sahip olduğu eğitim ve sağlık alanındaki olanaklar dolayısıyla Erzurum’un bölgede en önemli bir merkez olduğu da bilinen bir gerçektir. Bu fırsatları daha etkin kullanarak Erzurum’un çok yönlü ve önemli bir uluslararası kültür, eğitim ve kış sporları merkezi haline gelmesini sağlamak mümkündür. Tarih boyunca bir savunma kenti olarak düşünülen bu kent, artık daha çok bölgesel işbirliklerine yönelik politika tohumlarının atıldığı bir istihdam ve yönetim merkezi olmalıdır.

Tüm bunlara rağmen öncelikle Erzurum ve çevre illeri kapsayacak büyüklükte bir bölge için yeni bir sürdürülebilir bölgesel kalkınma planı geliştirilmelidir. Böyle yeni bir bölgesel kalkınma planı hazırlanırken, yöre için geçerli olan ekonomik sektörler bazında gerçekçi bir şekilde öncelik sıralaması yapılması gerekir. Bu bağlamda akla gelen ilk sektörler olarak hayvancılık, kış turizmi, eğitim, ticaret gibi sektörlere öncelik ve teşvik sağlanmalıdır. Ayrıca bu bölgesel kalkınma planının sürdürülebilir bir niteliğe sahip olması, yani ekonomik niteliğinin yanı sıra, çevre ve sosyal yönden de önem taşımaktadır. Örneğin sağlıklı ve yaşanabilir kentler oluşturmada yapılacak iyi bir planlamayla, özellikle yakın çevresel kirliliklerin üstesinden gelinebilir. Kentsel altyapı sistemleri, düzenli depolama alanları ve bertaraf alanları gözden geçirilmelidir; İşlevsel alanlar ve aralarındaki ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda çevre sorunu yaratabilecek konulara dikkat edilmelidir. Kentlilerin temel gereksinmeleri arasında bulunan temiz hava, içilebilir su, parklar ve yeşil alanlar ile eğlendinlen olanağı sunan sağlıklı bir çevre oluşturulmalıdır. Kentliler için çok yönlü bir gereksinme olan yeşil alanların, hava kirliliğinin azaltılmasında önemli bir yutak alanları olduğu söylenebilir. Trafikten gelen hava kirlenmesinin önlenmesi için daha çok toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmemesi için su kaynaklarının yakınlarında yerleşim alanı kurulmamalı; hatta kentlerin içme suyu kaynaklarının korunması için etrafları ormanlık hale getirilmelidir. Modern bina yapım teknolojileri, ağaç-bitki canlı perdeleme sistemleri, kaynağında önleme gibi uygulamalarla kentsel gürültünün denetim altına alınmasıyla gürültünün insana erişimi azaltılabilir.

Ancak tüm bu kamusal nitelikli yakın çevresel kirliliklerin önlenmesinde ve çevrenin korunmasına yönelik hizmetlerle ilgili bütün özel ve kamu kuruluşlarının işbirliği şart olmakla birlikte, en önemli görev sorumluluğu, başta kentlilere ve ardından yerel yönetimlere düşmektedir. Nitekim çevre ve yerel yönetim mevzuatı, yerel yönetimlere çeşitli görevler vermektedir. Ayrıca şehrin fiziksel yapılarının yönetimi ve analizi konusunda diğer uzmanlardan, şehir planlamacılarından, mimarlardan, peyzaj mimarlarından ve çevre mühendislerinden, sosyolog ve psikologlardan da gerekli destek alınmalıdır.

Erzurum’un Camileri

Erzurum Lala Paşa Cami

Mimarisi Mimar Sinan olan bu camii 3 kapısı 28 penceresi olan 1562 yılında Lala Mustafa Paşa adına yaptırılmıştır Diğer ismi ise Lala Mustafa Paşa Camii olarak da geçmektedir Osmanlı’ya ait Erzurum’da Ayaz Paşa Camisinden sonra ikinci camii olarak bilinmektedir. Tam merkezde büyük ihtişamlı, camii avlusu sade, mimarisi çok güzel, içerisi huzur verici, etrafı insanların güzel vakit geçirdiği aynı zamanda da çay içip oturabilecekleri şekilde düzenlenmiştir.

Ünlü şairimiz olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘’Beş Şehir’’ adlı eserinde Lala Paşa Camisini küçük bir pırlantaya benzetmektedir. Lala Paşa Camiinin girişinde Osmanlı Padişahı 4.Mehmet tarafından yazdırılan Erzurum’dan vergi alınmayacaktır fermanı okutulmuştur. 17. Yüzyılda Erzurum’da bulunan Evliya Çelebi Seyahatname’sinde imam ve müezzini hakkında dikkat çekici ifadelerde de bulunmuştur. Bir rivayete göre zamanın birinde Hızır a.s’nin burada namaz kıllarken ona bir mümin rastlar sohbet ederken Hızır olduğunu öğrenir ondan vakit namazının bir vaktini burada kılmasını istemiştir hızır a.s bundan sonra her gün namaz vakitlerinden birini Lala Paşa Camiinde kıldığı söylenmektedir.

Adres : Lala Mustafa Paşa Camii, Lalapaşa, 25200 Yakutiye/Erzurum

Erzurum Ulu Cami


Beylikler ve Selçuklular döneminde Anadolu’ da yapılmış camilerin çoğu çok sütunlu Ulu Camii şemasındadır. Bunların ilk örnekleri den biri olan yapı da Erzurum Ulu Camidir. 1179 yılında Saltukoğulları’ndan Nasirüddin Muhammed tarafından Ebü’l Feth Mehmed’e yaptırılmıştır. İlk yapımında düz çatılı olan cami dönem dönem yapılan onarımlarla değişime uğramıştır. Günümüzdeki hali sivri kemerlerle birbirine bağlı 24 taş paye ve 16 duvar payesi üzerine inşa edilmiş kubbe ve tonozlardan (biçimi alttan içbükey olmak üzere taş ve tuğlayla örülmüş, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü) oluşmaktadır.

Oldukça geniş olan caminin mihrap önü bölümü ahşap kırlangıç kubbeyle örtülmüş aynı eksen üzerinde yer alan ve ortasında aydınlık feneri bulunan diğer kubbe taş mukarnas dolgularla süslenmiştir. Caminin ilk yapısından geriye sadece mihrabı kalmıştır. Camii ilk yapıldığı şekliyle günümüze ulaşamamışsada Saltuklular’dan kalan iki camiden biri olması sebebiyle önemlidir. 22.yüzyılda Anadolu’da yapılan Ulu Camilerin mihrabın bulunduğu orta mekana ağırlık veren mimarı anlayışı ve geometrik motifli taş süslemesiyle Türk sanatının bütünlüğü içinde yerini almaktadır.

Adres: Camiikebir Mh., 25200 Yakutiye/Erzurum

Erzurum Pervizoğlu Cami


Birleşik olan medrese ile birlikte Pervizoğlu Hacı Mehmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Hicri takvime göre 1128 tarihinde, Miladi takvime göre 1715 tarihinde yaptırıldığı giriş kapısının üzerinde mermer bir tabelaya yazılı olan Pervizoğlu Camii Ayazpaşa Mahallesi’nde bulunmaktadır. Erzurum’da gördüğüm en güzel tarihi yapılardan biridir küçük ama bir o kadar da güzel ve huzur verici olduğunu söyleyebilirim gir içine bir kenarda otur ve huşu içinde huzurun kucağına bırak kendini kesinlikle iyi gelecektir mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.


Adres: Mirza Mehmet Mh., 25200 Yakutiye/Erzurum

İbrahim Paşa Camii


Camii kitabesine göre İbrahim Ethem Paşa tarafından hicri takvime göre 1161 miladi takvime göre ise 1748 tarihinde yaptırılmıştır. Yapının kapı kemerinin üzerinde bulunan 43 x 64 cm ölçülerindeki mermer kitabe, tâlik hatla yazılmış olup, beş satır ve iki sütundur şair Haşim tarafından yazılmıştır. Caminin mihrabında 47 x 38 cm ölçülerinde mermer kitabe yer almaktadır.

Camide, kaidelerinde kitabeleri yer alan Şamdanlardan biri hicri takvime göre 1161 miladi takvime göre ise 1748 tarihinde İbrahim Paşa tarafından, diğeri 1212 H.-1797 M. tarihinde İbrahim Paşa’nın kızı Muhsine hanım tarafından ve diğer ikisi 1347 H.-1928 M. tarihinde Alemdar Zade Abdurrahman’ın eşi Saniye Hanım tarafından vakfedilmiştir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve A-188 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır.

Plan ve Mimari Özellikleri; Kare planlı ve tek kubbeli olarak yapılmış olan camii üç gözlü son cemaat yeri mevcuttur. Son cemaat yeri kubbelerle örtülü olup yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan mukarnas başlıklı dört sütun tarafından taşınmaktadır. Caminin doğu ve batı cephelerinde altta dikdörtgen formlu üçer pencere ve üstte yuvarlak kemer formlu birer penceresi bulunmaktadır. Kuzey cephede girişin iki yanında birer pencere, güney cephesinde ise dikdörtgen formlu ikisi mihrabın yanında, biri mihrabın üzerinde yuvarlak kemerli pencere görülmektedir.

Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan minare, kare kaideli silindirik gövdelidir. Kaideden silindir gövdeye geçişte köşeler pahlanmıştır şerefe altlığında iki sıra iri mukarnaslardan oluşan süsleme görülmektedir cami kapısı düz atkı taşlı olup sivri kemerlidir. Girişteki sivri kemerin köşelerinde başlıklı sütunceler bulunmakta kapı üç yönden iç ve dış bükey silme ile sınırlandırılmıştır.

Harim kısmı kubbe ile örtülü olup, kubbeye geçişlerde kullanılan tromplar sekizgene dönüştürülmüş, bunun üzerine de kubbenin oturduğu dairevi kasnak yerleştirilmiştir. Mihrap beş kenarlı olup kesme taştır. Dört sıra mukarnastan oluşan bir kavsaraya sahip olup caminin ahşap minberi 20. yüzyıl eseridir.

Adres: İbrahim Paşa Mh., 25200 Yakutiye/Erzurum

Üniversite Cami

(Yapılışı tarihi 1970) Güzel nezih bir camii üniversite merkezinde öğrencilerin uğrak alanında lavabolar abdest yerleri gayet temiz ve nezih cami içerisinde ki yazılar gayet gösterişli güzel aydınlatma yapılmıştır çok güzel ortam çok huzur verici tabi camilerin en güzel ziyneti cemaattir.

Adres: Atatürk Mh., 25240 Yakutiye/Erzurum

Erzurum Derviş Ağa Camii

Erzurum Derviş Ağa Camii, Hacı Derviş İbrahim Ağa tarafından 1717 yılında Erzurum ili merkezinde yaptırılmış, Osmanlı mimarisi özelliklerine sahip tarihi bir camidir. Merkezi bir yerde Tahtacılar semtinde tarihi bir camidir

Adres: Kadana, Tahtacılar Sk. No:31, 25030 Yakutiye/Erzurum

Erzurum Ayazpaşa Camii

Erzurum Ayazpaşa Camii Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1558-1560 yıllarında Erzurum’da valilik yapmış olan Ayaz Paşa tarafından Erzurum ili merkezinde yaptırılmış, Osmanlı mimarisi özelliklerine sahip tarihi bir camidir. Huzurla ibadet edilecek bir mabed tadili erkana dikkat ediliyor. Teravih namazını hatimle kılanların yüzlerce yıldır devam ettiği Osmanlı’nın Erzurum’daki ilk eserlerden biridir.

Adres: Rabia Ana, Ayazpaşa Cd. No:31, 25030 Yakutiye/Erzurum

Muratpaşa Camii

Murat Paşa Camisi; Bulunduğu mahalle ve caddeye adını veren camii II. Selim’in paşalarından Kuyucu Murat Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır. Yapı, bitişiğinde bulunan hamam, Ana Hatun Türbesi ve Ahmediye Medresesi ile bir bütünlük oluşturmaktadır. Kare planlı caminin ibadet mekânını, köşelerde tromplara oturan mukarnaslı 6 sütunun taşıdığı merkezi bir kubbe örtmektedir. Son cemaat yerinin kemerlerini ayakta tutan yuvarlak gövdeli altı sütun, depremlerde zarar gördüğünden, çevreleri madeni bileziklerle desteklenmiştir. Kubbe kasnağında 12 pencere ve altında bir ayet işlemesi yer almaktadır.

Adres: Atalar, Muratpaşa Cd. No:8, 25100 Yakutiye/Erzurum

Erzurum Caferiye Camii

Kare plan üzerine tek kubbeli inşa edilen Osmanlı eseridir. Kitabesi 1645 yılını işaret eden eser, şehrin ana caddesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde Hacı Cafer tarafından yaptırılmış eser yanında halen aktif bir medrese bulunmaktadır kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biridir. Mimari tarz: Osmanlı mimarisidir.

Adres: Caferiye Mh., 25200 Yakutiye/Erzurum

Kurşunlu Camii

Sadece camii değil bir kurtuluş mücadelesinin başladığı medrese Osmanlı Rus harbinde selalar ile halka milli şuuru aşılayıp tabyalara giden halkın toplanma mekanlarından biridir. Nene hatunların Bebem Anasız buyur VATANSIZ büyüyemez diye kundaktaki bebekleri bırakıp vatan savunmasına koştukları mekandır. Ahşap işçiliğinin en güzel şekilde yansıtıldığı ve zamanının desen ve izlerini en iyi şekilde yansıtan camii’nin yani sıra medrese ve hamam olmak üzere bina edilmiştir.

Adres: Mirza Mehmet Mh., 25200 Yakutiye/Erzurum